28 Şubatta fişlenen Doktor Süleyman Eser, Ali Aladağ'a anlattı
Haber
01 Mart 2021 - Pazartesi 00:05
 
28 Şubatta fişlenen Doktor Süleyman Eser, Ali Aladağ'a anlattı
Ali Aladağ...:Malatya olay...: Sıcak gündem... Dönemin Malatya Sağlık İl Müdürü Dr. Süleyman Eser'le 28 Şubat'ı konuştuk.. Süleyman Eser. o komutana o gün toplantıda dediği söz... "Benim personelime değil...Kışlanda ki askere karış..."
Gündem Haberi
28 Şubatta fişlenen Doktor Süleyman Eser, Ali Aladağ'a anlattı

28 Şubatta fişlenen Doktor Süleyman Eser;

Ali Aladağ'a anlattı...

Fişlenen Müdür...Süleyman Eser, gazeteci Ali Aladağ'a konuştu : "Fişlenmesek şaşardım"

Bir döneme ışık tutacak söyleyişiyi..Darende'nin önceki  Belediye başkanı olan dönemin Malatya Sağlık İl Müdürü Dr. Süleyman Eser'le yaptık...Ali Aladağ sordu, Süleyman Eser tek tek anlattı...

"Telefonlarım dinlendi. Tehdit telefonları aldım. Haftada iki gün kendini istihbaratçı olarak tanıtan kişiler gelir bizi kontrol ederdi. Üzerimize bir hayli geldiler.Dönemin mağdur arkadaşları tespit edilerek şahsım çok önemli değil hakları iade edilmelidir. Zira çirkin bir dönemdi” 

Malatya'da Sağlık Müdürü olarak görev alan Dr. Süleyman Eser kim ?

BASKI DÖNEMİYDİ

“O dönem için fişlenmemek şaşılacak şeydi. Öyle bir hava vardı ki, düşünceye eğitime baskı şeklindeydi. Biz de o dönemde etkili bir kurumda bulunuyorduk. Her gün onlarca ifade isterlerdi. Aldıran kimdi ?"

28 ŞUNAT...:

"Her kurumda birbirlerini çekemeyen insanlar olur...Onların iki satır yazısında bile insanlar hemen fişlenirdi.Milletin çocuklarına had bildirme operasyonudur. 28 Şubat, 27 Mayıs’tan da 12 Eylül’den de daha kuvvetli etkileri olan bir darbedir. 1000 yıl sürecek denildi...Bu millet 15 Temmuzu yerle bir etti...

Yerinde yeller esiyor...Bu halk ne dedi..Yeter söz Milletin...O günler geride kaldı.

Sayın Aladağ o günlerde siz gazeteciydiniz neler yaşandığını daha iyi bilenlerdesiniz...Tarih oldu 28 Şubat..."

Malatya Eser'in ismini ilk Doktor olarak duydu. Sonra Malatya Sağlık İl Müdürü olarak.Babası eski belediye başkanı.

Yıllarca Malatya'da görev aldı. İrticacı diye 28 Şubatçılar tarafından fişlendi. Bir toplantıda üst rütbeli bir subay'ın Sağlık personelinin başörtüsü ile ilgili söylediği söz üzerine " Herkes kendi sahası ile ilgilensin....Komutan sen kışlanda ki askere karış" çıkışı ile tanının bir isim oldu...Dr. Süleyman Eser...

MALATYA'DA FİŞLENENLER...: 

İşte o skandal belgeler:

28 şubat ve fişlenenler ile ilgili görsel sonucu

Skandal belgeler ve fişlemeler incelendiğinde Doktor, hemşire, ebe, sağlık memuru, başhekim, müdür, müfettiş ve cerrahların takibe alınarak “Mütedeyyin” oldukları için kayıt altına alındıkları görülüyor.

 Fişlenen sağlık bakanlığı personelinin suç hanelerine, “Türbanlı, İslamcı, 8 yıllık kesintisiz eğitime karşı, Atatürk karşıtı, günlük yaşantısında çarşaflı, dini toplantılara katılır, laiklik karşıtıdır, irtica yanlısı yayınlar okur ve laiklik karşıtıdır, irtica eğilimlidir, şeraitçidir, Rejim aleyhtarıdır” şeklinde not düşülmüş.

MALATYA’DA FİŞLENENLER…:

28 Şubat döneminde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kurulan Batı Çalışma Grubu, kamuda çalışan ya da sivil binlerce kişiyi fişlemişti. Fişlenenler arasında Malatya’da kaymakamlardan, ebelere kadar geniş bir isim listesi yer alıyor.

54. Erbakan Hükümeti döneminde hükümetin uygulamalarını engellemek ve ülkede sözde irticai faaliyetlere karşı TSK bünyesinde bir cunta tarafından kurulan Batı Çalışma Grubu'nun Refah-Yol sonrası sadece Ankara'da değil, Türkiye'nin diğer bölgelerinde de tek tek fişlemeler yaptığı ortaya çıktı. Belgede Malatya'da o dönemde görev yapan 18 doktor,16 ebe,5 hemşire ve 1 sağlık memuru Batı Çalışma Grubu fişleme listesinde yer alırken, niye fişlendikleri de listeye eklenmiş. 'Eşi Türbanlı, Anti laik, Milli Görüş'çü, Nakşibendî Tarikatı Üyesi, Eşi Kara Çarşaflı, İrtica yanlısı, Nurcu, Hizbullahçı, İlim Grubu Mensubu, MHP fikrini sever, F. Gülenci, Adıyaman Tarikatından' ifadeleri ile fişlenen kamu görevlilerinin eşlerinin el sıkışık sıkışmadıkları, içki içip içmediklerine kadar neredeyse bütün bilgileri BÇG'nin fişleme belgesinde yer alıyor.

GÖREVDEN ALINMASIYLA ÜNLÜ MÜDÜR SÜLEYMAN ESER DE LİSTEDE…Malatya Sağlık eski İl Müdürü Dr. Süleyman Eser, 1999 yılından önceki görev süresince 6 kez görevden alınmıştı. Kızı da doktor olan Eser?in babası merhum Mustafa Eser ise bir dönem Darende ilçesinin Yenice beldesinde belediye başkanlığı yaptı. Fişleme belgesinde Eser?in karşısında ?Aşırı şeriatçıdır. İrticai kadrolaşma faaliyeti göstermektedir? notunun düşüldüğü görüldü.

FİŞLENEN OKUL MÜDÜRLERİNİN İSİMLERİ:

O dönemde Malatya’daki okul müdürlerinden Mehmet Moran,Ramazan Şahin,Ziya Yakıcı,Numan Fırat, Sebahattin Akgül, Mehmet Berk,Sedat Balarısı,Hacı Kuruş,Arif Koyun, Mehmet Sarıoğlu, Ahmet Çiçek, Mehmet Poyraz,Mustafa Poyraz,Ahmet Yıldırım, Cafer Küçük, Mehmet Çiçek, Cumali Hanbey, Numan Fırat ve Bayram Batur

FİŞLENEN ÖĞRETMENLERİN İSİMLERİ:

O dönemde Malatya’daki okullarda görev yapan öğretmenlerden Hale Nur, Fadime Nogay, Abdülkerim Kurtoğlu, Vahap Aksoy, Nuray Pursun, Mahmut Keleş, Hamdi Keleş, Zeynep Karaduman, Bayram Puzcu, Meral Kuzucu, Nisbeti Tunç, Ayşe Puzcu, Marif İnan, Mustafa İnan, Münevver Keleş, Neşet Şanlı, Müberra Buğday, Hasan Kırteke, Ömer Yiğit,Orhan Sever,Sabri Çavdar,Ayhan Aslantaş,Zeynep Çavdar, Emine Şahin, Esmehan Güngör, Hamide Şahin, İsminaz Günay, Kani Şen, Abdurrahman Gündüz, Şefik Dilek, Şeyho Şahin,Abidin Aşkın,Mehmet Çelik,Saadet Çelik, Abdurrahman Çiçek,İclal Hoşhan, Fevzi İnan, Ömer Türkyılmaz, Kadriye Dursun, Hülya İnanç, Remziye Boyraz, Ayhan Aslantaş,Abdulbaki Akkurt, Osman Gülbeyaz,Abdulhakim Aslan, Abdulgaffur Bağcı, Yusuf Karakuş, Binnur Yılmaz, Hayri Doğan, Abdurrahman Kircali, Nurettin Şanlı, Nurten Tecimer, Elif Ünal, Hülya Işık, Hayrünisa Hayta, Melehat Arabacı, Belma Katar, Hülya Çağlı, Gülernaz Akdoğan, Müge Güzey, Ayşe Karagöz, Haydar Kalkan, Gülnaz yılmaz Selçuk, Ayşe Kılınç, Ertuğrul Garipağaoğlu, Sevinç Sağlam, Serpil Eserçelik, Hacer Ateş,Hikmet Ateş, Hanifi Işık, Ayvaz Kılıç, İhsan Kaya, Fikret Sever, Şerif Yıldız, Suat Karacagil, Nihat Bozkurt, Ahmet Şener ,İsmet Elmas, Bağdat Yılmaz, Birsel Bayhan, Naime Küçükaslan, Gülüzar Göğüs, Gülten Benli, Şerife Oktay, Aysel Çelik, Dilek Aksoy, Soynur Yılmaz, Ramazan Yıldırım, Osman Aydoğan, Hüseyin Şahin, Nursel Pala, Ayşe Yıldız, Nazan Narin, A.Devlet Aydoğan, Mehpare Levent, Hadiye Poyraz, Figen Hakan, Safire Pekel, Sevgi Bali, Güler Gedik, Hülya Çetin, Şükran Öz, Emine Özdemir, İsmail Çetin, Kamil Kavazbaşi ,İbrahim Büyükbaş, Ali Gül, Niyazi Kola ,Mehmet Kadamağara, M.Servet Bali, Mustafa Gencam, Murat Keskin, Sucuaddin Aydın, H.Mehmet Fırat, Hamit Koç, Metin Erdoğan, Mahmut İlegül, Cemalettin Gürkan, Filiz Canata, Haşim Özkan, Gülay Tunç…

FİŞLENEN MEM MEMURLARI:

Halit Güleç, Yaşar Akbaş, İsmail Yılmaz, Sevim Turan, Kemal Topçu, Ramazan Altun,Cuma Şahin, Nihal Yiğit,Tuna İğüs, Ramazan Kuzu, Musa Yetkin, Ramazan Geçme, Mehmet Kayiç, Kahraman Salman, Bahadır Akbal, Derviş Taşdemir, Mustafa Çelik, Recep Temiz, Nihat Aldemir, Abdulmuttalip Tüfekçi, Şeyh ali Demir, Mehmet Baş, Mikail Canpolat, Halife Gül, Radife Yiğit, Osman Yeter ve Hayrettin Şahin

‘TARİKATLARLA SIKI İLİŞKİDEDİR’

Ancak fişlemelerin en ilginç kısmını dönemin kaymakamlarla ilgili yapılan çalışmalar oluşturuyor. Örneğin ‘İlçe kurum müdürleri ile yaptığı toplantıda türban takan memurlara rapor alınması konusunda tavsiyede bulunduğu ve yardımcı olduğu öğrenilmiştir’ olarak nitelendirilen kaymakam (Battalgazi Kaymakamı Osman K.), tarikatlarla sıkı ilişkili olarak gösteriliyor. Aynı Kaymakam için ayrıca “Dini ayinlere katılır” notu da düşülmüş. Battalgazi ilçesi kaymakamı iken(1995-1998) 28 Şubat’a yakalandığını ifade eden evli ve 3 çocuk babası olan ve 2000 yılında İnönü Üniversitesinde yüksek lisansını da tamamlayan Osman Kaymak Bey o dönemi şöyle anlattı: “O dönemde müfettiş geldi, beni bir hafta denetledi. Beni odacıma, şoförüme sordu. Namaz kılar mı? Eşi örtülü mü? Bunları araştırdı. Müfettiş dedi ki; ‘Herkesle ilişkileriniz iyi ama Atatürkçü düşüncenin geliştirilmesi için bir faaliyet yapmamışsınız.’ Ben de; ‘İlçede heykelimiz var, orada resmi törenleri yapıyoruz’ dedim. İrtica ile mücadelenin başında kaymakamları görmek istiyorlardı. İnançlı arkadaşları pasif görevlere alırsak irtica ile mücadelede yol alırız diye düşünüyorlardı. Ben o müfettişin raporu ile sözde sürgün yeri olan Niğde’ye Vali yardımcısı olarak gönderildim. Orada da çok sıkıntılar çektik. Eşim küçük yaştan beri başını örten birisiydi, o da çok sıkıntılar çekti. Yöneticilerin arasında bir tek benim eşimin başı örtülüydü…”

ÇEŞME DAHİ SORUN OLMUŞ!

İrtica Yanlısı Kaymakamlar kısmındaki fişliler ise daha dikkat çekici. Çünkü, yapılan çalışmalarda “eşi türbanlı” notu düşülen kaymakamlar bile irticacı ya da irtica yanlısı olarak gösteriliyor. İrtica eğilimli olmakla suçlanan bir kaymakamla ilgili düşülen not ise söze gerek bırakmayacak türden: “Atatürk büstünün 3 metre karşısına çeşme yapılarak büstün görüntüsünün bozulmasına ve bilahare yerinin değiştirilmesine duyarsız kalmıştır”

BELGEDE FİŞLENEN KAYMAKAMLAR

Nursal Ç.(Doğanşehir Kaymakamı): 28 Şubat döneminde ilçede 85 yıl önce eğitim-öğretime başlamış olan Atatürk İlköğretim Okuluna destek verdiği dahi yazılan Nursal Ç. için belgede ‘İrticai eğilimde olup eşi türbanlıdır’ notu düşülmüş.

Mehmet Ş.(Yeşilyurt Kaymakamı): ‘İrticai eğilimdedir. Eşi öğretmen olup derslere türbanlı girmektedir. İlçede kıyafet genelgesini uygulamamaktadır.”dudağı rujlulara karışmıyorlar da tesettüre karışıyorlar” demiştir’ yazılmış. Kaymakam Mehmet Ş. İçin 23 Nisan 1998 tarihinde ulusal bir gazetede ‘Malatya’da İrticacı Kaymakam’ haberi yapılmış ve haberin devamında şunlar yer almış: ‘Yakın izlemeye alınan Şahin, Başbakanlığın kılık kıyafetle ilgili genelgesini ‘‘Başı açıklara, mini eteklilere, dudağı rujlulara niye karışmıyorlar da, tesettürlü insanlarla uğraşıyorlar’’ eleştirisiyle dikkat çekti. Şahin, ardından maiyetindeki memurları ‘‘Durumu idare edin, yoksa sizin için kötü olur’’ diyerek tehdit etti. Şahin, hizmete açılan Yeşilyurt Devlet Hastanesi'ndeki kadroları büyük ölçüde kendi görüşüne yakın memurlarla doldurdu.’ Öte yandan Kaymakam Mehmet Ş. için o dönemde ulusal gazetede yer alan fişleme haberinin ayrıntılarıyla bugün gün yüzüne çıkan fişleme belgesinde yer alan notun aynı olması akıllara o dönemde medyanın nasıl bir gazetecilik örneği de sergilediğini gözler önüne seriyor.

Ahmet B.(Darende Kaymakamı): 2008 yılının Temmuz ayında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, irticacı kaymakam ve valilerin görevden alınmasını da kapsayan kararnameyi onayladı. Bu kararnameyle Iğdır İl Hukuk İşleri Müdürlüğüne gönderilen kaymakam Ahmet B. için ‘‘ İrticai eğilimdedir. Eşi öğretmen olup derslere türbanlı girmektedir. İlçede kıyafet genelgesini uygulamamaktadır.”dudağı rujlulara karışmıyorlar da tesettüre karışıyorlar” demiştir notu düşülmüş.

Ergüder C.(Akçadağ Kaymakamı):Akçadağ ilçesinde Hasan Saklı’nın belediye başkanlığı döneminde kaymakamlık yapan Ergüder C. için fişleme belgesinde ‘İrtica eğilimli olup eşi türbanlıdır’ notu düşülmüş.

İlhan K.(Arapgir Kaymakamı):27 Mart 1997-Eylül 1999 tarihleri arasında Arapgir Kaymakamlığı yapan Ardahan doğumlu kaymakam İlhan K. için fişleme belgesinde ‘İrtica eğilimli olup eşi türbanlıdır’ notu düşülmüş. İlhan K. şu anda, Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteridir.

Hüseyin Başol G.(Arguvan Kaymakamı):1997–1999 yılları arasında Arguvan ilçesinde kaymakamlık yapan Hüseyin Başol G. İçin fişleme belgesinde ‘İrtica eğilimli olup eşi türbanlıdır’ notu düşülmüş.Hüseyin Başol G. şu anda mülkiye başmüfettişidir.

Mustafa A.(Kale kaymakamı):28 Şubat döneminde Kale ilçesinde kaymakamlık yapan Sivas doğumlu Mustafa A. için belgede ‘İrtica eğilimde olup eşi türbanlıdır. hükümet konağı bünyesinde mescit olup, personel burada ibadet yapmaktadır’ notu yer alıyor.

Mahmut D.(Pütürge Kaymakamı):1996-1998 yılları arasında Pütürge’de kaymakamlık yapan Mahmut D. ‘Eşi türbanlıdır. Kıyafet genelgesini uygulamamaktadır’ notu yer alıyor.

Remzi Oğuz Y.(Kuluncak Kaymakamı):28 şubat döneminde Kuluncak ilçesinde kaymakamlık yapan Remzi Oğuz Y. ‘‘Türbanlı memurlara işlem yapmayarak. ”bende mini etek ve pantolonla uğraşırım” şeklinde ifadeler kullanmıştır. TSK aleyhtarı beyanlarda bulunmaktadır.’’notu fişleme belgesinde yer alıyor.

Yüksel Ü.(Yazıhan Kaymakamı):1997-1999 yılları arasında Yazıhan ilçesinde kaymakamlık yapan Yüksel Ü. İçin fişleme belgesinde ‘İrtica eğilimlidir. Eşi öğretmen olup derslere türbanlı girmektedir.’ notu düşülmüş.

Darende ilçe Kaymakamı Ahmet B.:Eşi öğretmen olup, derslere türbanlı olarak girmektedir Kıyafet genelgesini uygulamayanlara müsamaha gösterir.İşlem yapılan Kaymakam Ahmet B. 3.derece kadrolu Iğdır Hukuk İşleri Müdürlüğü’ne sürgün edilmiş.

Battalgazi Sağlık Ocağı Doktoru Mehmet K.: İşyerine sakallı olarak gelmektedir. Kılık kıyafet genelgesine uymamaktadır. İşyerinde irtica yanlısı yayınlar okur ve laiklik karşıtıdır.

Malatya Devlet Hastanesi Doktoru Nihat K.: Diğer kurum ve kuruluşlardan müracaat edenlere sinüzit gerekçesi ile rapor vermektedir.

Kuluncak ilçe Kaymakamı R.Oğuz Y.: Türbanlı memurlara işlem yapmayarak ‘bende mini etek ve pantolonla uğraşırım’ şeklinde ifadeler kullanmıştır. İşlemler kısmına ilçe jandarma Komutanı’nın hemşire olan eşiyle kaymakamın doktor olan eşi arasında geçimsizlik var notu düşülmüş.

Kuluncak Sağlık Ocağı Doktoru Mesut B.: Eşi aynı sağlık ocağında türbanlı olarak görev yapmaktadır. türbanlı şahıslara sinüzit veya saçkıran gibi bahanelerle sahte rapor tanzim eden Milli Gençlik Vakfının faaliyetlerine katılarak mülki amirlerin destek vermesiyle çevresinde irticaya müzahir şahıslardan oluşan gruplarla dini toplantılar yapmaktadır.

Aksaray Güzelyurt ilçe kaymakamı Alaattin A.:İşlem yapılmış ve Malatya il hukuk işleri müdürlüğüne sürgün edilmiş.

Kuluncak Sağlık Ocağı Doktoru Dilek Y.:Modern görünümlü olup türban takmamaktadır. Ancak, irticai gruplara sempati duymaktadır ve bunlarla grup oluşturarak türban meselesi ile ilgili olarak askerlerin uğraştığını toplantılarda belirtmektedir.

Öte yandan fişleme belgelerinde Malatya Yeşiltepe Koşu Mahallesindeki 13 Şubat İlköğretim Okulunda Bağdat Y.,Birsen B.,Naime K.,Gülüzar G. dahil Malatya genelinde 9 bayan öğretmenin Türban takma konusunda raporu oldukları notu düşülmüş. Malatya Milli Eğitim memurlarından Cuma Ş. ile Ramazan K.’nın fişlenme nedenleri ise Akit Gazetesini okumakmış.

O dönemde Malatya’daki sağlık çalışanlarına ilişkin yapılan fişlemelerde en dikkat çeken bölüm ise il merkez ve ilçelerde görev yapan doktorlar ile ilgili olanlar. Kuluncak ilçesindeki Sağlık Ocağında görev yapan Mesut Bulut isimli doktorla ilgili eşi aynı sağlık ocağında türbanlı olarak görev yapmaktadır. Türbanlı şahıslara sinüzit veya saçkıran gibi bahanelerle sahte rapor tanzim eden Milli Gençlik Vakfının(MGV)faaliyetlerine katılarak mülki amirlerin destek vermesiyle çevresinde irticaya müzahir şahıslardan oluşan gruplarla dini toplantılar yapmaktadır bilgisi yer alırken, yine o dönemde Battalgazi Sağlık Ocağı Doktoru olan Mehmet Korkmaz için ise Radikal İslami görüştedir. Nakşibendî tarikatına yakınlığı ile bilinir. İşyerine sakallı olarak gelmektedir. Kılık kıyafet genelgesine uymamaktadır. İşyerinde irtica yanlısı yayınlar okur ve laiklik karşıtıdır deniliyor. Öte yandan o dönemde Malatya’da görev yapmış belgede yer alan diğer doktorlar için ise ‘Radikal İslami görüşe sahiptir. Servisinde görevli hemşireler türbanlı olup müdahale etmemektedir’ şeklinde fişleme bölümündeki kısımda bilgiler yazıyor.

HEMŞİRELERE TÜRBANLI MESAİ FİŞLEMESİ!

Bazı fişlemeler ise görenleri şaşırtıyor. O dönemde Doğanşehir ilçesinin Erkenek beldesinden,Kale ilçesine kadar Elvan Özbakır,Dilek Alkan ve Zübeyde Turgut dahil 5 hemşire hakkında düşünceler kısmında genel olarak ‘Radikal İslami görüşe sahiptir. Türbanlı mesai yapmaktadır’ yer almaktadır. Öte yandan fişleme belgesinde Malatya’daki merkez,ilçe ve beldelerdeki sağlık biriminde görev yapmış 16 ebe için ‘Radikal İslami görüşe sahiptir’ şeklinde düşünce ortaya konulmuş ve nerede görev yaptıkları, sıfatları ve niye fişlendikleri ise listeye bir bir eklenmiş.

MÜEZZİN ‘TARİKATÇI’ DİYE FİŞLENMİŞ!

BÇG'nin fişleme belgesinde sadece belli tarikata mensup din görevlileri değil,bazı dini toplantılara katılanlarda yer alıyor .O dönemde Malatya Yeni Camii Müezzini olan Yusuf Çelik için ‘Nakşibendî tarikatı üyesidir. Rejim ve Atatürk aleyhtarı görüştedir ’ fişleme bilgisi yer alırken,Yazıhan ilçe müftüsü Şehmuz Tanrıverdi içinde ‘Siyasal İslami benimsemektedir.’ bilgisi dikkat çekiyor.

2007 YILINDA SAADET PARTİSİNİN ADAYI DA FİŞLENENLERDEN

MİT, 2007 yılı genel seçimlerinde Saadet Partisinden milletvekili adayı olan,2009 yerel seçimlerinde belediye meclis üyesi seçilen ve sonrasında istifa eden Adıyaman Çelikhan doğumlu Abuzer G.,de öğretmen olarak çalıştığı bir dönemde(Mayıs 1999) 'Milli Görüşçü' diye kayıt altına almış. Kendisi gibi öğretmen olan Ali A.,Cesim Z.,’de ‘Milli Görüşçü’ bilgi tarihinde ise ‘Mayıs 1999’ yazıyor.

Bekir Ş.:Bir dönem Malatya’da öğretmenevi müdürlüğü yapan Trabzon Akçaabatlı Ş.,için 1994-1998 yıllarında Malatya- Pütürge ilçesi Taşmış-Kerer İlköğretim Okulu, 1998-2002 Yıllarında Malatya Merkez Orduzu Ali Fevzi Ağan İlköğretim Okulu, 2002-2007 Yıllarında Malatya Merkez Öğretmen Evi Müdürlüğü, 2007-2010 Bolu Gerede İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü görevlerinde bulunduğu öğrenilirken Tandansında ‘Milli Görüşçü’ bilgi tarihinde ise ‘Mayıs 1999’ yazıyor.

Cevdet A.:Doğanşehir Kurucuova köyünde doğmuş olup, memleketinde 24 yıl önce Malatya Şehit Kemal Özalper Endüstri Meslek Lisesinde öğretmen olarak başladı. 01.07.2008’de yeni kurulan Mersin Akdeniz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne kurucu müdür olarak atandı. Tandansında ‘Milli Görüşçü’ bilgi tarihinde ise ‘Mayıs 1999’ yazıyor.M.Hanefi G., içinde ‘Milli Görüşçü’ olmasından dolayı fişlendiği not edilmiş.

TV ORTAĞIDA FİŞLENENLERDEN

MİT'in fişledikleri eğitimciler arasında kısa bir süre önce Malatya’daki yerel bir TV’nin yayın kurulunda yer alan dönemin öğretmenlerinden İhsan G.’ de bulunuyor. İhsan G. 1997 yılında ‘Müslüman Gençlik’ notuyla fişlenenlerden. İhsan G.’nin Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olduğu öğrenildi. Kazım B.,adlı öğretmen ise, 1997 yılının Mayıs ayında ‘Vasat Örgütü’ adıyla fişlenmiş.Öğretmen Sırrı K,’de ‘Vasat Örgütü’ adıyla fişlenenlerden.

MEMUR-SEN İL TEMSİLCİSİDE FİŞLENENLERDEN

MİT,Malatya’da fişledikleri eğitimciler arasında şu anda Memur-Sen İl temsilcisi İlahiyat fakültesi mezunu olan Darendeli Kerem Y.’de yer alıyor. Kerem Y.,’nin tandansında ‘Milli Görüşçü’ bilgi tarihinde ise ‘Mayıs 1999’ yazıyor.

TİMAV MALATYA ŞUBE BAŞKANIDA ‘MİLLİ GÖRÜŞÇÜ’ DİYE FİŞLENMİŞ

Fişlenenler arasında şu anda Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) Malatya Şube Mahmut B.,de var.Mahmut B.,’nin tandansında ‘Milli Görüşçü’ bilgi tarihinde ise ‘Mayıs 1999’ yazıyor. Osman B.:İnönü Üniversitesi Matematik bölümü mezunu olup,Mayıs 1997 yılında ‘Süleymancı’ diye fişlenmiş.Malatya Fen Lisesinde öğretmen olan Rauf H.’da ‘Yeni Asya Grubu Nurcu’ diye fişlenmiş.Şahin D., adlı öğretmende 1800'lerde İran'da Mehdi inancının uzantısı olarak doğan, dünyada 5 milyon üzerinde mensubu olan ‘Bahailik’le fişlenmiş.Mefkureci Öğretmenler Derneği il sorumlusu Varol Y.’de ‘Milli Görüşçü’ olmaktan fişlenmiş. Mehmet Yücel A.: Malatya İl Milli Eğitim Müdür yardımcılığını da yapmış olup, tandansında ‘Milli Görüşçü’ bilgi tarihinde ise ‘Mayıs 1999’ yazıyor.Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mustafa U., içinde ‘Kadirici’ tandansında yer alırken bilgi tarihi olarak Nisan 1999 yazılmış.

MALATYA'DA İŞÇİYİ DE FİŞLEMİŞLER

Türkiye'nin en karanlık dönemlerinden biri olan 28 Şubat dönemi ve sonrasında ortaya çıkan belgelere göre sözde irtica tehdidine karşı TSK bünyesinde kurulan Batı Çalışma Grubu 'nun o dönemde ilimizde yaptığı takipler ve fişlemeler görenleri hayrete düşürdü. Bir BÇG belgesine göre o dönemde dönemin TEKEL Fabrikasında çalışan işçilerin işlerinden edildiği özellikle 3 işçinin karşısına ‘Adıyaman Menzil grubu’ notunun düşüldüğü ortaya çıktı. O dönemde fabrikanın personel şefininde ‘İran yanlısı’ tutum içerisinde olmakla suçlandığı belgede yer alıyor. 1925 yılında tütün atölyesi olarak kurulmuş, 1939 yılında da Malatya Sigara Fabrikasına dönüştürülerek 2008 yılına kadar çalıştırılan ve o dönemlerde yüzlerce insana iş ve aş kapısı açan bu fabrikada dahi fişlemelerin olması bu kadarı da pes dedirtecek türden.

28 Şubat döneminde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kurulan Batı Çalışma Grubu, kamuda çalışan ya da sivil binlerce kişiyi fişlemişti. Bu kez Malatyalının bir zamanlar ekmek kapısından biri olan Sigara Fabrikası Müdürlüğünde o dönem 6 çalışanın işine son verildiği ortaya çıktı. ‘İrticai Faaliyetteki Personeller’ adlı belgede Malatya’da 5 işçi,1 personel şefi ve 1 uzman(eksper) yer alırken, Eksper’in ‘Nur cemaatine üyedir’ görüşü yer alıyor.İşlerine son verilenlerle ilgili tahkikat raporunun da o dönemde hazırlandığı iddia ediliyor.Yine yer alan bir iddiaya göre Tekel Genel Müdürlüğü’nce işçilerin haklarında soruşturma dahi açıldığı belirtiliyor.Yine o dönemde fabrikada çalışan bazı isimlerinde Refah Parti’sinin taraftarı olduğu belgede yer alıyor.

İŞTE BELGEDE YER ALAN BAZI TEKEL ÇALIŞANLARI:

Mahmut Dulkadiroğlu(İmalat bölümünde işçi):Hizbullah Örgütü ile irtibatlıdır.Batman iline giderek Hizbullah örgütü ile ilişki kurduğu tespit edilmiştir.Öte yandan uzun bir süre Dulkadiroğlu’nun iş aradığı belirtiliyor.

Hikmet Yabaslıel(Fabrikada usta): 3 çocuk babası olan Yabaslıel için o dönemde Rejim ve Atatürk aleyhtarı görüşe sahiptir.Menzil grubu olup eşi kara çarşaflıdır.

Vedat Kuru(İmalat bölümünde usta): O dönem sağ görüşlü bir gazetenin abonesi olduğu yazan Kuru için Yabaslıel ile aynı görüşe sahip olduğu yer alıyor.

Seyfettin Apak(İşçi):Belgede Apak için o dönemde Rejim ve Atatürk aleyhtarı görüşe sahiptir.Menzil grubu olup eşi kara çarşaflıdır yazıyor.

Yurtsever Dereli(Eksper): Rejim ve Atatürk aleyhtarı görüşe sahiptir. Nur cemaatine üye olup eşi kara çarşaflıdır. Dini yayınları takip eder.

Mehmet Ali Öztürk (Personel Şefi): Rejim ve Atatürk aleyhtarı görüşe sahiptir.İran yanlısıdır yazıyor.

Sertif Parlak(Fabrika Personeli):Radikal İslami görüşe sahiptir.

FİŞLENEN EĞİTİMCİLER

O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı çalışanların hangi görüşe yakın olduklarının belirtildiği 'gizli' ibareli fişleme belgelerinin Malatya genelinde 249 eğitimci için uygulandığı öğrenildi.

Fişlenen eğitimciler arasında şu anda İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde il müdürü bazı yardımcıları, şube müdürleri ile ilçe milli eğitim müdürleri de yer alıyor.Türkiye'nin en karanlık dönemlerinden biri olan 28 Şubat dönemi ve sonrasında ortaya çıkan belgelere göre sözde irtica tehdidine karşı TSK bünyesinde kurulan Batı Çalışma Grubu 'nun o dönemde Malatya’da yaptığı takipler ve fişlemeler görenleri hayrete düşürdü. Bir BÇG belgesine göre o dönemde görevden alınmalarıyla meşhur dönemin Milli Eğitim müdür yardımcısı olan Sedat Yetiş, eğitim müfettişlerinden Adnan Yılmaz bile takip edilenler listesinde olduğu gözlendi. Listedeki Malatya’da görev yapmış öğretmenlerin birçoğu 28 Şubat sürecinde ya sürgün yedi ya da müfettişlerce yakın takibe alındı. Ortaya çıkan fiş belgelerinde bazı eğitimcilerin dini öğrenmek amaçlı toplantı yapması bile suç sayılmış.

DİKKAT ÇEKEN BAZI İSİMLER:

NURDAN ŞAHİN:

O dönemin Yeşilyurt Kaymakamı Mehmet Şahin'in eşi. Hukuk mezunu olan Nurdan Şahin, Yeşilyurt Atatürk İlköğretim Okulu'nda stajyer öğretmen olarak göreve başlatılmış ve türbanlı olarak derslere girermiş.

ABDULLAH AYDOĞMUŞ:

İmam hatip kökenli olan Aydoğmuş, o dönem Milli Eğitim Müdürlüğü Personel Şube Müdürü. Malatya bölgesindeki öğretmen atamalarında etkili olduğu, kendi görüşüne yakın personeli atadığı, bu ilde öğretim kadrolarında meydana gelen ve o dönemde 10 yıllık bir geçmişe dayanan irticai yapılanmanın kilit sorumlularından biri olduğu yazıyor.

AHMET ÇİÇEK:

O dönemde Yeşilyurt İmam Hatip Lisesi Müdürü. İrticai propaganda yapmakta, türbanlı bayan öğretmenleri korumakta, törenlere türbanlı katılımlara izin vermekte ve öğrencileri namaz kılmaya zorlamaktadır.

SEDAT YETİŞ:

Diyarbakır doğumlu. O dönemde Rahmi Akıncı İlköğretim Okulu Müdürü ve şu anda ise İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı. Radikal İslami görüşü benimser, rejim aleyhtarı faaliyetlere göz yumar. Ayrıca o dönemde İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılarından Turan Fırat, Vahap Uğraş, Selami Tecimer, Mustafa Dönmez’de fişlenenler arasında yer alıyor.

CEMAL ELBİR:

O dönem Yeşilyurt İmam Hatip Lisesi edebiyat öğretmeni. İrticai propaganda yapan Elbir'e çevresindekiler genellikle ‘Şeyhim’ ya da ‘Şıhım’ diye hitap ediyor.

YAHYA YAZGAN:

Hekimhan doğumlu. Malatya Doğanyol ilçesinde 1995–1999 yılları arasında görev yapmış. Evli ve 3 çocuk babası olan Yazgan’ın fişlenme gerekçesi olarak ‘Tarikat üyesidir’ deniliyor.

Mehmet BULUT:

O dönem Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş. Fişleme belgesinde, Bulut’un karşısında ‘Radikal İslamcı’ notunun düşüldüğü görüldü. Bununla da yetinmeyen fişleme aynı zamanda Bulut’un eşinin kara çarşaflı olduğu ve müfettiş olarak teftişlerde türbana imtiyaz tanıdığı notu düşülmüş. Evli ve 4 çocuk babası olan Bulut 7 yıldır Malatya İl Milli Eğitim Müdürü. Öte yandan 1998 yılında birkaç kez İl Milli Eğitim Müdürü iken görevden alınan Yücel Cuhaçı’da fişlenenler arasında.

OSMAN ALGAN:

O dönem Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanı. Eşi kara çarşaflıdır. Radikal İslami görüşü benimser, çalıştığı kişileri bu görüşe zorlamaktadır. Teftişlerde türbana imtiyaz tanımaktadır. Yine o dönemde Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Sebahattin Akgül’de fişlenenlerden.

FİŞLENEN MÜFETTİŞLERİN İSİMLERİ:

O dönemde Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalışan müfettişlerden Osman Deniz, Nail Balkış, İmam Bakır Arabacı, Adnan Yılmaz ise ‘Teftişlerde türbana imtiyaz tanımak’ suçundan fişlenmişler.

MİT, İnönü Üniversitesi Öğretim üyelerinden Malatya’da 8 yıl önce kurulan Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Araştırmalar Merkezi(BİLSAM) Başkanı İbrahim Gezer’ide 1997 yılında 'Müslüman Gençlik', İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Abdullah A.’yı 1998 yılı Eylül ayında 'Genel İslamcı' diye kayıt altına almış. Cumhuriyet Bilim Teknik Dergisi(CBT) editörü ve yazarı Orhan Bursalı’nın geçtiğimiz yıllarda çokça eleştirdiği İönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Abdurrahman K.’da ‘Genel İslamcı’ şeklinde Mart 1999’da fişlenmiş.O dönemde İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi olan Adnan H.’da ‘Genel İslamcı’ şeklinde fişleme notu düşülmüş.,

Çizelge haline getirilen fişlemeler ile hangi kurumda ne kadar 'irticacı' olduğu rakamlar ile belirtiliyor. Raporda dikkat çekici bir unsur ise İnönü Üniversitesinde fişlenenlerin çoğunluğunun Tıp Fakültesi öğretim üyelerinin olmasıdır.

Ahmet Ç.:İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Mart 1999’da bilgi tarihi yer verilmiş ‘Genel İslamcı’ tandansına yer verilmiş.

Ahmet K.:İnönü Üniversitesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü öğretim üyesi,BİLSAM yönetim kurulu üyesi 1999 yılında ‘Müslüman Gençlik’ şeklinde not düşülmüş.

Ali A.: İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi,Eylül 1998 bilgi tarihi olup ‘Genel İslamcı’ şeklinde fişlenmiş.

Aliseydi B:O dönemde(Ekim 1998)İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinde asistanmış.Tandansında ‘ Milli Görüşçü’ olmasından dolayı fişlenmiş.

MALATYA’DA FİŞLENEN STK’LAR

1995-1997 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı olan, 1997-1998 tarihleri arasında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı görevine terfi ettirilen Koramiral A.E’nin, Genelkurmay Başkanlığı ve tüm kuvvet komutanlıklarının bilgisi dahilinde Sivil Toplum Kuruluşlarının(STK) araştırılması için alt komutanlıklara emir verdiği bu kapsamda Malatya’da 1618 yılında dünyaya gelen ve adını bu şehrin yetiştirmiş olduğu değerli bilge, şair ve din âlimi olan Niyazî-i Mısrî’den alan vakfın dahi ‘irticacı vakıflar’ listesine konulduğu ortaya çıktı. Yine o dönemde merkezi Malatya olan ve 1999 yılında emniyet tarafından kapatılan İslami Dayanışma Vakfı(İDV) içinde Müslüman Gençlik adlı örgütün okul ve yurtlarda aktif olduğu da öne sürülmüş.

Söz konusu belgelerde Koramiral E., Batı Çalışma Grubu faaliyetlerine yönelik olarak bazı bilgilerin derlenmesi gerektiğini belirterek, tüm dernek, vakıf, meslek kuruluşları, işçi ve işveren sendikaları ve konfederasyonları, yüksek öğrenim kurumları, özel ve kamu tüm yurtlar, yerel televizyon, gazete, dergi ve diğer basın kuruluşları hakkında araştırma yapılmasını istemiş.O süreçte Malatya'daki türban gösterileriyle ilgili tutuklanan 51 sanık hakkında idam istemiyle açılan davanın iddianamesinde, radikal dinci grup, vakıf ve derneklerin organize şekilde hareket ederek, halkı kışkırttıkları belirtilmiş.

27 SAYFALIK İDDİANAME HAZIRLANMIŞ

O dönemdeki iddianamede, cuma gösterilerinde halkı "tahrik" ettiği vurgulanan Türkiye İslami Hareketi örgütünün dini liderliğini Ramazan Kayan'ın yaptığı, siyasi sorumlusunun da Zekeriya Şengöz olduğu belirtilmişken, olayların arkasındaki isimlerin de Esnaflar mescidi eski imamı Ramazan Keskin ile imam hatip lisesi öğrencisi üç kızıyla birlikte tutuklu olan Mazlum - Der yöneticisi Hüda Kaya olduğu kaydedilmiş. 27 sayfalık iddianamede, türban gösterilerinin "Anayasal düzene karşı eylem" niteliğinde olduğu kaydedilirken, türban yasağı bahane edilerek, izinsiz toplantılara başlandığı belirtilmiş.

İDDİANAMEDE YAZILANLAR?

Öte yandan o dönemdeki iddianamede şu satırlara yer verildiği öğrenildi: "İzinsiz toplantılar daha sonra belirtilen radikal islami cemaat, gruplar, İslami Dayanışma Vakfı, onun illegal oluşumu Türkiye İslami Hareketi organizesiyle bilinçli olarak izinsiz toplantı, gösteri yürüyüşüne, insanlar arasında din, mezhep ayrımı yaparak açıkça tahrik suçunu da aşarak, mevcut Anayasal düzene karşı eyleme dönüştüğü anlaşılmıştır. (...) Göstericilerin bir bölümü slogan atarken İBDA - C, bir bölümü de "kurt başı" işareti yapmışlardır." Olayların ardından 14 Mayıs'ta Akpınar Alanı'nda protesto gösterisi için yasa dışı girişimlerin yapıldığı, iki imam hatip lisesi öğrencisinin bunun için hazırladıkları afişleri yapıştırırken yakalanınca, bunları İslami Dayanışma Vakfı'ndan aldıklarını söylediklerine de dikkat çekilmiş. O dönemdeki iddianamede idamı istenen sanıklar şunlar: Tutuklu: Hüda Kaya, kızları Zehra Nurulhak Saatçıoğlu, Gülan İntisar Saatçıoğlu, ve N.S. (17), Mehmet Keskin,Necdet Akboğa, Mahmut Öner Özer, Hüseyin Perçin, Ahmet Kazgan, Metin Bakan, Murat Derince, Seyfettin Duman, Muhterem Yaşar, Mesut Şahin, Kadir Çay, Ufuk Yılmaz, Mehmet Uğur, Aziz Özgür, Mehmet Novay, Mehmet Dizak, Ahmet Poskıranlıoğlu, Mehmet Şahin Özel, Necmettin Arı, Fatih Tanrıkulu, Nihat Seviliş, Menderes Seven, Veli Dana, Turan Çavuş, Mehmet Serdar Aslangiray, Erkan Gözetlik, Hüsnü Çolakoğlu, Şevket Başıbüyük, Orhan Alan, Mustafa Kayan, Yaşar Tursun, Esan Gül, Mehmet Hanefi Yoldaş, Yahya Dayan, Cebrail Baltacı, Kenan Adıgüzel. Tutuksuz: Doğan Varlıköz, M. A. (17), M. S. (16), M.K. (17), Mustafa Şahin, Mehmet Keskin, Aziz Kılıç, Osman Konak, Oktay Çilingir, Tekin Baydar, Yasin Balcı.

OSMAN HULUSİ EFENDİ VAKFIDA FİŞLENMİŞ!

"İrticai faaliyet gösteren vakıflar" ve "Aşırı İslamcı unsurlar ve Vakıfların bağlı bulunduğu tarikat ve dinî akımlar" adlı fişleme dosyalarında Malatya’daki İslami Dayanışma Vakfı, Battalgazi Eğitim ve Kültür Vakfı, Milli Gençlik Vakfı, Fahri Kığılı Diyanet Vakfı, Niyaz-i Mısri Kültür Vakfı(1991 yılında kurulmuş),İmam Hatipler Vakfı, Akabe Vakfı,Esseyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı ile Somuncu Baba Vakfı’nın yer aldığı ortaya çıktı.

O DÖNEMDE ÜNİVERSİTEDE BAŞÖRTÜSÜ YASAKLANMIŞ

Yine o dönemlerde İnönü Üniversitesi Senatosu'nun aldığı bir kararla başörtüsünü yasaklamasının ardından havanın iyice gerginleştiği Malatya'da sivil toplum kuruluşlarına(STK) yönelik baskıların yoğunlaştığı çok sayıda vakıf ve derneğin polisler tarafından basılarak arandığı ve evraklarına el konulduğu belirtiliyor. 1999 yılında ise istihbarat birimlerince hazırlanan raporda Malatya’da "Üniversite, Emniyet ve diğer kamu kuruluşları yeterli kararlılığı göstermezse, yakın gelecekte yeni olaylar olabilir" deniliyor. Raporda, İnönü Üniversitesi'ndeki bazı dekan yardımcılarının, Malatya Emniyet Müdürlüğü'nde görevli bazı komiser ve polislerin ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün türban eylemcilerini cesaretlendirdiği belirtilmiş. Ayrıca, olayların Malatya'daki bazı yerel gazete, radyo ve televizyonlarca tahrik edildiği, bu nedenle savcılık ve RTÜK tarafından soruşturma başlatıldığı kaydedilmiş. O dönemdeki raporda ana başlıklar halinde şu bilgiler yer alıyor:

‘‘İnönü Üniversitesi'nin 1998-99 öğretim yılındaki kararlı tutumu sonucu, türbanlı öğrenci sayısında büyük bir azalma meydana gelmiştir. Ancak bazı öğretim görevlilerinin türbanlı öğrencilere yönelik esnek tutumları nedeniyle kesin sonuç alınamamıştır. Dekan yardımcılarının birçoğu, üniversitedeki irticai hareketlere destek vermektedir. Bunun yanında, Emniyet Müdürlüğü'nde görevli birçok komiser ve polis memurunun da eşleri türbanlı olup bu kişilerin göstericilere cesaret verdikleri anlaşılmıştır. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde de güçlü bir irticai kadrolaşma bulunmaktadır. Kesin sonuç alınması için, 1999 yılı 21 Nisan'dan itibaren üniversitenin kapalı alanlarına türbanlı olarak girilmesi yasaklanmıştır. Türbanlı öğrencilerin azalmasından rahatsız olan irticai unsurlar telaşa kapılarak harekete geçmişlerdir. Olaylar, günler öncesinden Milli Gençlik Vakfı, Nizamı Alem Ocakları, İslami Dayanışma Vakfı, Akabe Vakfı, Mazlum-Der gibi kuruluşlar ile Malatya Gündem, Karar, Medeniyet, Malatya Şafak, Hakka Özlem, Radyo Selam, Radyo Nida, Pınar FM, Ufuk TV, CNM TV gibi basın ve yayın organları tarafından tahrik edilmiştir. Bunlardan Malatya Gündem, Medeniyet, Ufuk TV, Radyo Selam, Radyo Nida hakkında savcılık ve RTÜK tarafından soruşturma başlatılmıştır.’’

BELGELER GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR

Yine Sürmanşet Gazetesi olarak 1997 yılında İstanbul Milletvekili Arapgir’li Mehmet Sevigen’in konuyla ilgili olarak o dönemin İçişleri Bakanı Meral Akşener’e yönelttiği sorulara ve Akşener’in yazılı cevabına ulaştık.

İŞTE MEHMET SEVİGEN’İN SORULARI:

1. 6 Mart 1997 (Perşembe) tarihinde İslamî Dayanışma Vakfı Başkanının Malatya’ya dönüşünde laik demokratik Cumhuriyete karşı slogan atarak Malatya caddelerinde yürüyüş yapmıştır. Bu yürüyüş izinli midir?

2. Bu yürüyüş izinsiz ise güvenlik güçleri olaya neden seyirci kalmışlardır?

3. Bu izinsiz Cumhuriyet karşıtı yürüyüşe yasaları uygulamayarak görevini yapmayan Vali ve Emniyet Müdürü hakkında, herhangi bir idarî soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmamışsa ne gibi bir işlem düşünülmektedir?

4. Yasadışı sloganlar atılan yürüyüşe katkı maksadıyla belediye otobüslerini veren Belediye Başkanı hakkında yasal işlem yapmayı düşünüyor musunuz?

O DÖNEMİN İÇİŞLERİ BAKANI AKŞENER’İN CEVABI

O dönemin İçişleri Bakanı olan Meral Akşener’in CHP Milletvekili Mehmet Sevigen’e verdiği cevabi yazıda (TBMM Başkanlığının 14.3.1997 gün ve A.01.0.GNS.0.10.00.02-7/2256-5727/16125 sayılı yazısı) şunlar yer almıştır:

‘3.3.1997 günü Malatya il merkezine yaklaşık 20 km. mesafede bulunan Tavşantepe mevkiinde saat 13.15’te 150-200 araçtan oluşan konvoyla başlayan ve şehrin muhtelif yerlerinde gayri kanuni slogan atılarak devam eden kanunsuz gösteri yürüyüşü İslamî Dayanışma Vakfı Başkanı İsmail Özer’in evinin önünde vakıf yöneticilerinden birinin yaptığı basın açıklaması ile saat 15.00’te son bulmuştur. Gösteri yürüyüşü ile ilgili olarak hiçbir makama önceden bildirimde bulunulmamıştır. Olaya müdahale edilerek, konusu suç teşkil edebilecek eylem ve işlemlerde bulunan (68) zanlı tek tek tespit edilerek, bunlardan içinde vakıf yönetim kurulu üyesi (5) kişinin de bulunduğu (34) kişi yakalanarak adlî makamlara sevk edilmiş, (9) kişi tutuklanmış, (25) kişi ise yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.

Bulunamayan (34) zanlıdan (30)’u hakkında da adlî makamlarca gıyabî tutuklama kararı verilmiştir. Bunlardan (7)’si daha sonra yakalanarak adlî makamlara sevkleri sonucunda tutuklanmış, diğerlerinin ise aranmasına devam edilmektedir. Önergede ileri sürüldüğü gibi, bahse konu olayla ilgili olarak Malatya Valisi ve Emniyet Müdürünün yasaları uygulamaması ve görevlerini yapmamaları söz konusu değildir. Dolayısı ile haklarında herhangi bir soruşturma açılmasına gerek görülmemiştir. Önergede belirtilen yürüyüşün yapıldığı gün Malatya Belediye Başkanının görevli olarak yurt dışında bulunduğu ve bu görevin Belediye Başkanvekili Naci Şavata tarafından yürütüldüğü, İslâmi Dayanışma Vakfınca kültürel faaliyette kullanılmak üzere talep edilen (4) adet belediye otobüsünün, Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Pektaş tarafından tahsis edildiği, daha önce de çeşitli vakıf ve derneklere aynı şekilde yapılan bu tahsis işleminin usul halini aldığı ve yasadışı gösteri yürüyüşüne katkı maksadıyla yapılmadığı, ancak tahsis sırasında yeterince inceleme yapılmadığı düşüncesi ile adı geçen hakkında Belediye Başkanlığınca inceleme ve soruşturma başlatılmış ve soruşturma halen devam etmektedir.’’

ÇERÇİ: SAĞDUYU BEKLİYORUZ

1999 yılında Belediye Başkanı Mehmet Yaşar Çerçi, bazı meslek kuruluşları başkanlarıyla ortak bildiri yayınlayarak, izinsiz gösterilere meydan verilmemesi yönünde yayınladığı bildiri, ‘‘Kötü niyetli kişilerin emellerine alet olunmamalı. Bütün insanlarımızdan sağduyu bekliyor uz. Malatya'da, insanımızı rahatsız edecek bir tutum hepimizi üzer’’ ifadeleri yer aldı.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
Etiketler: 28, Şubatta, fişlenen, Doktor, Süleyman, Eser,, Ali, Aladağ'a, anlattı,
Yorumlar
Haber Yazılımı