Yazı Detayı
17 Mayıs 2019 - Cuma 00:15
 
Recep Tayyip Erdoğan Kimdir?-VOLÜM-2-
Metin Doğan
mdogan@
 
 

NOT: Bu yazıyı çok emek vererek çok yoğun olduğum bir zaman da Allah rızası için yazdım. Yazı uzun diye Okumadan beğenerek geçmeyin lütfen... Allah rızası için sonuna kadar okuyun lütfen...

Selâmün Aleyküm arkadaşlar. Geçen hafta paylaştığım RECEP TAYYİP ERDOĞAN KİMDİR? VOLUME:1 GÖZLERİ VAR GÖREMEZLER başlıklı yazım 70 bin , 100 bin... takipçisi olan sitelerde paylaşılmış ve tahmini 500 bin kişiye ulaşmış. Bu ilginizden dolayı teşekkür ederim. 
4 bölümden oluşan bu yazı dizimin bu gün 2. Bölümünü sizlerle paylaşacağım. 
VOLUME: 2 olan bu yazımı yazarken yararlandığım sureler ve ayetler şunlardır:

Saffat Suresi: 139, 140,141,142, 143, 144,145,146,147, 148. Ayetler 
Kalem Suresi: 48, 49, 50. Ayetler 
Enbiya Süresi: 87, 88. Ayetler 
Enâm Suresi : 86, 87. Ayetler 
Yunus Suresi : 98. Ayet 
Nisa Suresi: 163. Ayet

NOT: Volume:1'de de belirttiğim gibi hiç kimseyi kimseye benzettiğim yok. Tek benzettiğim şey Allah'ın yardım şeklidir. Lütfen yanlış anlaşılmayayım. 
Kuran'da ki bu mucizelerin günümüze nasıl yansımış olduğunu daha çok kişiye ulaştırabilmek için bu yazımı okuduktan sonra paylaşırsanız sevinirim:)

RECEP AYYİP ERDOĞAN KİMDİR?

Volume: 2

ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, 
ANLAMAYANA MUCİZELER AZ

Allah-ü Teâlâ Yunus Aleyhisselâma ;
- Eğer kavmi iman etmezse , 40 gün sonra onlara çok büyük bir azap gönderip hepsini helâk edeceğini, söyler. 
Azabın gelmesine son 3 gün kala Yunus Peygamber Allah'tan izin almadan oradan ayrılıp başka topraklara gitmek için bir gemiye kaçak olarak biner. 
O zamanın geleneklerine göre , efendisinden kaçan bir kaçak köle gemide olursa, gemi bir süre ilerledikten sonra denizin tam ortasında hava rüzgârlı bile olsa , hareket edemeyip olduğu yerde çakılı kalırmış. 
Geminin harekat edebilmesi için o kaçak yolcunun bulunup denize atılması gerekiyormuş. 
O günde gemi hareket etmeyince , gemide kaçak bir yolcu olduğu anlaşılmış. Bu kaçak yolcuyu da bulma metodları Kur'a çekmekmiş.

İlk Kur'a çekiminde, Kur'a Hz. Yunus'a çıkar. 
Hz. Yunus'un tipine bibakarlar sakalı, yüzü, gözü çok nurlu bir adam. ( Peygamber olduğu içinde nurlu olacaktır zaten.) 
- Galiba Kur'a da yanlışlık oldu, böyle nurlu bir adam kaçak bir köle olamaz, derler.
Ve 2.kez tekrar Kur'a çekerler. 
Kur'a yine Yunus Aleyhisselâm'a çıkınca; 
- Yine yanlışlık oldu. Böyle bir adam asla olamaz, deyip; 
3. kez Kur'a çekerler. 3. kezde Kur'a Yunus Aleyhisselâm'açıkınca, 
4. kez takrar çekmeye hazırlanılırken, 
Yunus Peygamberden itiraf gelir.
- Artık Kur'a çekmeyin. Kur'anın gösterdiği kişi doğru kişidir. Kaçak yolcu benim, deyince ; 
Bu seferki hazırlık Yunus Aleyhisselâm'ı denize atmak için yapılan hazırlıktır.
Allah-ü Teâlâ Yunus Peygemberin denize atılacağı haberini Cebrâil Aleyhisselâm aracılığı ile denizde ki balıklara iletir. 
Bu haberi alan tüm balıklar geminin etrafını sarar. Balıklar bu şerefe nail olmak için birbirleriyle yarışır. Büyük balıklar kesin biz kaparız derler. 
Ve Yunus Aleyhisselâm denizin tam ortasında gemiden atılır. Büyük balıklar kapmak için biribirleriyle yarışırken Yunus Aleyhisselâm küçük bir balığın önüne düşer. Ve küçük balık hemen kapar. 
Yunus Peygamberin yaralanmaması ve kemiklerinin kırılmaması için Allah balıklara emreder korusunlar diye. 
Yunus Aleyhisselâm'ı yutan küçük balık bu emri uygular ve hiç zarar vermeden midesine indirir. 
Bunu gören büyük bir balıklardan en büyüğü, küçük balığın midesindeki kişinin Yunus Peygamber olduğunu bildiğinden dolayı bu küçük balığın başına bir şey gelirse Yunus Peygamber'e de zarar gelir endişesiyle , Yunus Peygamberi daha da emniyete almak için küçük balığa zarar vermeden hemen midesine indirir. 
Gecenin karanlığında denize atılan Yunus Aleyhisselâm küçük balığın karanlık midesindeyken , büyük balığında küçük balığı yutmasıyla dahada kararan dünyasına bide denizin dibinde ki karanlıkta eklenince ; bu üst üste olan 4 karanlığın yarattığı zifiri karanlıklar içindeyken bir takım sesler duyar. 
Bu sesler nedir diye merak edince; 
Allah-ü Teâlâ O'na balık karnında olduğunu vahyederek : 
- Ey Yunus! Bu sesler beni denizde zikreden canlıların sesleridir ! 
diye buyurur. 
Yunus Aleyhisselâm balığın karnında dahi Allah'ı devamlı zikreder.
Melekler O'nun sesini duyup Allah-ü Teâlâ'ya arz ederler. 
Allah-ü Teâlâ'da ; 
- Bu kulum Yunus'un sesidir. Bir halî sebebiyle O'nu denizde bir balığın karnına hapsettim. 
diye buyurur. 
Yunus Aleyhisselâm'da Enbiya sûresinde ki 87. Ayeti okur. 
" Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke inni küntü minezzâlimîn." 
( Senden başka hiç bir ilah yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben haksızlık edenlerden oldum.)
Bu duası O'nun kurtuluşuna sebep olur.

( Yarın ki iftarda Maliye ve Hazine Bakanımız Sayın Dr. Berât Albayrak görüşeceğim. 15 temmuz gecesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın uçağı havadayken , uçağın fark edilmemesi için tüm ışıkları kapatılıp gecenin o zifiri karanlığında ülkemiz karanlığa sürüklenirken o karanlıklar içinde Allah'a hangi duaları etti? Bunun cevabını uçakta o esnada yanında bulunan Sayın Bakanımıza soracam. Eğer bakanımızda cevap alırsam bende aynı duaları hep edecem:). 
40 gün sonra Muharrem ayının 10. günü (Aşure günü) Yunus Aleyhisselâm balığın karnında çıkartılarak bir sahile bırakılır.
Yunus Aleyhisselâm zayıflamış, bitkin , balığın karnında 40 gün kaldığı için tüm vücudu balığın midesinde ki peltelerle kaplanmış ve yardıma muhtaç haldedir. 
Bu peltelere konacak olan sinek ve haşerâtların Yunus Aleyhisselâm'a zarar vermemesi için uzaklaştırılması gerekmektedir.
Allah-ü Teâlâ'da bu sinekleri ve haşeratların O'na zarar vermeden kovmak için bir kabak ağacı gönderir. O'nu sütüyle beslemek içinde bir keçi gönderir ve keçi düzenli olarak Yunus Aleyhisselâm'ı emzirir. 
Yunus Aleyhisselâm kendine gelir. Ve Allah'a şükreder. 
Allah-ü Teâlâ'da O'na ; 
" Kavminin tövbesini kabul ettiğini ve azabını geri çektiğini vahyederek kavmine tekrar geri dönmesini ister."
O'da kavmiyle buluşmak için yola koyulur. Yolda bir çobanla karşılaşır ve kavminin durumunu sorar. 
Çobanda olup biteni anlatır. Azap bulutlarının 3 gün 3 gece başlarında kaldığını, heryerin simsiyah bir toz bulutunun kapladığını, gökte gelen gürültünün kulakları sağır edercesine çok yüksek olduğunu , tüm kavmin tövbe edip bağışlamaları için Allah'a yalvardığını, bundan sonra da Peygamberleri olan Yunus Aleyhisselâm'ı tekrar kendi başlarına gönderdiğinde bir daha sözlerinden çıkmayacakları sözlerini vererek , Allah'ın da 3 gün sonra bu tufanı, bu azabı, bu kıyameti sonlandırdığını anlatır. 
Yunus Aleyhisselâm olup biteni çobanda dinledikten sonra kavmiyle buluşmak için yoluna devam eder. 
Kavmiyle buluştuğunda büyük bir kalabalık O'nun etrafını sararak çok büyük bir sevgi gösterisinde bulunurlar...

Şimdi sıra benzeşen yanlarını bulmada :

1. Sayın Cumhurbaşkanımız'da gelecek felakette haberdar olduğu için 17-25 Aralıktan tutunda 15 temmuz kadar halķını uyandırmaya çalıştı. Ama dinleyen olmadı, Yunus Aleyhisselâmı dinleyen olmadığı gibi.

2. Yunus Aleyhisselâm'ın kavmine gönderdiği siyah toz bulutu ve kulakları sağır eden gök gürültüsünü, bizede 15 temmuzda köprüde top atışıyla heryeri simsiyaha boğarken, savaş uçaklarının çıkattığı sonik patlamalarla da kulaklarımız sağır etti.

3. Dünyada ilk kez bir azap gelmişken sonra tekrar geri dönmüştür. Geri dönme sebeplerinden biride Yunus Aleyhisselâm'ın kavminin başında olmayışıdır. 15 temmuzda Sayın Cumhurbaşkanımız halkının başında değildi. Devletin başında değildi. Marmariste tatildeydi.

4. Yunus Aleyhisselâm balığın karnında olup daha sahile bırakılmadan önce vücuduna bulaşan balığın midesinde ki pelteleri yiyecek olan sinek ve haşerâtların O'na zarar vermesi için, O daha sahile bırakılmadan o sinek ve haşerâtların orda defedimesini için kabak ağacını gönderen Allah-ü Teâlâ; 15 temmuz gecesi de hava alanına inecek olan Cumhurbaskanımızı topuyla, tüfeğiyle, tankıyla zarar verecek olan haşeratları def etmek için de kabak kafalı (kel kafalı) birini gönderdi. Etten kemikten yapılı kel kafalı kişide kendi ölümü pahasına 66 tonluk tanklara , kendisine doğrultulan uçak savarlar ve tüfeklerden korkmayarak bu haşeratları orda def eder.

5. Yunus Aleyhisselâm kavmi ile buluşmaya geldiğinde kendisini çok büyük bir kalabalık tarafında sevgi seli ile karşılandı. Cumhurbaşkanımızda halkı ile buluşmak için Atatürk Havalimanına indiğinde kendisini bekleyen 2 milyon kişinin sevgi seli ile karşılaştı.

Bu benzerliklerin daha çok fazlası var ama yazı biraz uzun oldu sanırım. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Herkesin Cuma'sı mübarek ola...

VİCDAN, SEVGİ, MERHAMET VE KURÂN ile kalın... 
Hepiniz Allah'a emanet olun...

 
Etiketler: Recep, Tayyip, Erdoğan, Kimdir?-VOLÜM-2-,
Yorumlar
Haber Yazılımı