Haber Detayı
14 Ağustos 2018 - Salı 16:19
 
Ekonomik özgürlüğümüzü, birbirimize kenetlenip imkânlarımızı seferber ederek koruyacağız
Ali Aladağ...:Malatya Olay...: Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Eskiden bu işler daha sofistike, daha örtülü, daha dolaylı yollardan yapılırdı. Şimdi bodoslama bir şekilde üzerimize geliyorlar. Buna karşı yapabileceğimiz iki şey var. Bunlardan biri ekonomik, diğeri siyasi tavırdır. Ekonominin gerektirdiği teknik tedbirleri alıyoruz” şeklinde konuştu.
Ekonomi Haberi
Ekonomik özgürlüğümüzü, birbirimize kenetlenip imkânlarımızı seferber ederek koruyacağız

“Ekonomik özgürlüğümüzü, birbirimize kenetlenip imkânlarımızı seferber ederek koruyacağız”...

Başkan Erdoğan, Kuruluşundan Bugüne AK Parti Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, “Dün siyasi özgürlüğümüzü, birbirimize kenetlenip çıplak ellerimizle darbecilerin silahlarına galebe çalarak korumuştuk. Bugün de ekonomik özgürlüğümüzü, yine birbirimize kenetlenip imkânlarımızı seferber ederek koruyacağız. Ekonomik tetikçilere vereceğimiz en güzel cevap, işimize dört elle sarılmak olacaktır. Daha çok üreteceğiz. Daha çok ihraç edeceğiz. Daha çok istihdam oluşturacağız” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından düzenlenen, “Kuruluşundan Bugüne AK Parti Sempozyumu”na katıldı.

ATO Congresium'da düzenlenen sempozyumda, Başkan Erdoğan bir konuşma yaptı.

Sempozyumun başarılı geçmesini dileyen Başkan Erdoğan, “AK Parti’yi ve AK Parti dönemini anlamanın, bugünlerde çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun için siyasetten dış politikaya, ekonomiden toplumsal hayata kadar her alanda AK Parti’nin Türkiye’de gerçekleştirdiği büyük dönüşümün konuşulacak, tartışılacak, değerlendirilecek olmasını önemli görüyorum” dedi.

“AK PARTİ’NİN TARİHİ, MİLLETİMİZİN TARİHİ KADAR ESKİDİR”

“AK Parti, nevzuhur bir siyasi oluşum değildir. Biz, en başından beri AK Parti’yi milletimizin partisi olarak gördük ve öyle tanımladık” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Dolayısıyla AK Parti’nin tarihi, milletimizin tarihi kadar eskidir. Cumartesi günü yapacağımız büyük kongremizde, bu konuyu enine boyuna kamuoyumuzla paylaşacağız.”

Başkan Erdoğan AK Parti’yi anlamak için önce Türkiye’yi ve Türk milletini anlamanın gerekli olduğuna işaret ederek, “Coğrafyasıyla, tarihiyle, kültürüyle, sevinciyle, hüznüyle bu milleti anlamayan hiç kimse, AK Parti’nin ne olduğunu, nereden geldiğini, ne yaptığını, nereye gittiğini çözemez. AK Parti’nin nasıl olup da 2001 Ağustos’unda kurulup 2002 Kasım’ında iktidar olduğuna, girdiği her seçimden birinci çıktığına akıl erdiremeyenlere tavsiyemiz, bakış açılarını değiştirmeleridir” şeklinde konuştu.

Konuşmasında “Bizimle girdikleri her yarışı kaybedenlerden bazılarının, işi millete hakaret etmeye kadar vardırmaları aslında hiç de şuursuz bir tepki değildir” değerlendirmesini yapan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bunlar geçmişte hem devletin imkânlarını tepe tepe kullanmış, hem de milletimizin değerlerine, inancına, kültürüne savaş açmış faşist bir zihniyetin önümüzdeki temsilcileridir. Seçimler sonrasında sergiledikleri tavırlar da AK Parti’yi değil, milleti yenememiş olmanın hırsından kaynaklanıyor. Bu kesim artık ülkemize ve milletimize olan düşmanlıklarını AK Parti’ye muhalefet örtüsü altında gizleyemez hâle geldi. Esasen tüm bunları doğrusu hayırlı gelişmeler olarak görüyorum.”

“EKONOMİNİN GEREKTİRDİĞİ TEKNİK TEDBİRLERİ ALIYORUZ”

Konuşmasında, Türkiye’ye yönelik açık bir ekonomik saldırı olduğunu söyleyen Erdoğan, “Eskiden bu işler daha sofistike, daha örtülü, daha dolaylı yollardan yapılırdı. Şimdi bodoslama bir şekilde üzerimize geliyorlar. Buna karşı yapabileceğimiz iki şey var. Bunlardan biri ekonomik, diğeri siyasi tavırdır. Ekonominin gerektirdiği teknik tedbirleri alıyoruz” şeklinde konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili tüm kurumlarını bu konuda gece-gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Biz de tüm süreci yakından takip ediyoruz” dedi. Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Yapabileceğimiz ikinci ve bana göre asıl önemli olan husus, siyasi duruşumuzu sağlam tutmaktır. Madem maruz kaldığımız saldırın ekonomimizin gerçek durumuyla bir ilgisi yoktur, işin arkasında başka niyetler vardır, öyleyse bizim de kendimizi buna göre konumlandırmamız gerekiyor.”

Erdoğan bunları söylerken, ekonomi alanında cari açık, faizler, enflasyon başta olmak üzere çözülmesi gereken bazı sorunlar bulunduğu gerçeğini gözden ırak tutmadıklarını, aynı zamanda ülkemizin uzun süredir uluslararası alanda gerçek ekonomik gücüyle ve potansiyeliyle mütenasip olmayan bir konuma yerleştirilmeye çalıştığını da bildiklerini ifade etti.

“Son saldırı, bu haksızlığın üzerine adeta dikenle gelinerek cilalı sözleri, fiyakalı raporları, cafcaflı grafikleri anlamsız hâle getirmiştir” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:  “Türkiye ismini kapatıp ülkemizin ekonomik verilerini yerli-yabancı, dost-düşman kime gösterirseniz gösterin, ortada bir gariplik olduğunu fark edecektir. Mesela son döviz kuru olayına bir bakalım. Dolar, ülkemizin parası karşısında bir anda 4,8 seviyesinden nasıl oldu da 7’lere fırladı? 15 Temmuz sabahı 2,8 seviyesinde olan kurun, 2 yılda 4,8 seviyesine çıkmış olması dahi anlamsızken, bu durumu nasıl izah edeceğiz?”

“TÜRKİYE, DÜNYADAKİ EN SAĞLAM BANKACILIK SİSTEMLERİNDEN BİRİNE SAHİP”

Ortada buna sebep olacak bir fevkaladelik, anormallik olmadığını söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin 1994 ve 2001 krizinde olduğu gibi veya 10 yıl önceki Mortgage krizinde Avrupa’da ve Asya’da olduğu gibi bankalarının batmadığının altını çizdi.

Bugün ülkemizin her bakımdan dünyadaki en sağlam bankacılık sistemlerinden birine sahip olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti: “Borçlarımızı tıkır tıkır ödediğimiz gibi, kamu borç stokunun millî gelire oranında Avrupa’nın en iyi ülkesiyiz. Türkiye çok büyük bir felaket yaşayıp üretemez, ticaret yapamaz duruma mı düştü? Hayır. Hamdolsun ekonomimiz tıkır tıkır çalışıyor, ihracatta, turizmde, istihdamda rekorlar kırdığımız bir dönemden geçiyoruz. Dünyada örnek gösterilen turizmde adeta patlama yaşayan bir ülke konumundayız. Bir savaşa mı girdik, işgale mi uğradık, siyasi veya sosyal bir kaos mu yaşıyoruz? Hayır. Tam tersine kendi topraklarımızda da, bölgemizde de huzurun, güvenin, istikrarın teminatı bir ülke durumundayız. Öyleyse bu soruna her zamanki klasik yaklaşımın dışında bir bakış açısıyla bakmak, ona göre bir hareket tarzı belirlemek zorundayız. Bizim yaptığımız şu anda budur.”

“TÜRKİYE’YE YÖNELİK BÜYÜK VE DERİN BİR OPERASYON VAR”

İşin ekonomi tarafının küresel boyutunun açıkça ortada olduğunu vurgulayan Erdoğan, Amerika’nın sadece ülkemizi değil, Çin’den Rusya’ya, İran’dan Avrupa’ya kadar pek çok yeri ekonomik bakımdan hedef almış durumda olduğuna dikkat çekti. Bu durumun tek başına ülkemizde yaşananları izaha yetmediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan “Demek ki ülkemize yönelik daha büyük ve daha derin bir operasyon var” dedi.

Ekonomide son 16 yılda ülkeyi 3,5 kat büyüterek çok önemli bir sıçrama yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, bu sıçramadan rahatsız olanların bulunmasının gayet tabii olduğunu belirtti.

“AK Parti döneminde bizim yaptığımız en önemli değişimi, devletimizle milletimizi barıştırarak ülkemizin gücünü ekonomide kat ettiği mesafenin çok üzerinde bir yere taşımış olmamızdır” diyen Erdoğan, “Sanıyoruz birileri asıl bu durumu kabullenemiyor, hazmedemiyor, rahatsızlık burada. Bunlar sahada bize istediklerini yaptıramayınca da tıpkı diplomasi gibi, tıpkı askerî güç gibi, tıpkı sosyal ve siyasi istikrarsızlık gibi ekonomiyi de bir silah olarak kullanmaktan çekinmiyorlar. Ekonomiyle ilgili kararlarımızı bu derece soğukkanlı almamızın, adımlarımızı bu derece dikkatli atmamızın sebebi, işte bu arka plandır” değerlendirmesini yaptı.

“Biz, sizinle stratejik ortak değil miyiz? Biz, sizinle Somali'de beraber olmadık mı? Biz, sizinle Afganistan'da herkes bir tarafa dağılırken orada beraber olmadık mı? Kosova'da beraber olmadık mı? Peki, bu yaptığınız nedir? Ne yapmak, nereye varmak istiyorsunuz? diye soran Başkan Erdoğan, şöyle devam etti: “Şunu bilmeniz lazım, bu milletin karakteri sağa, sola savrulan bir karakter değildir. Şunu da söyleyeyim, yaşadığımız sürecin bize bir maliyeti vardır ama operasyonu gerçekleştirenlere de bir maliyeti olduğu şüphesizdir.”

Erdoğan yaşanılan sürecin ülkemize bir maliyeti olduğunu, ama operasyonu gerçekleştirenlere de bir maliyeti olduğunu sözlerine ekledi.

“MİLLETİMİZLE BİRLİKTE DOLARIN, FAİZİN KARŞISINDA KARARLILIKLA DURACAĞIZ”

Türk Milleti’nin istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda, canıyla, malıyla, dişiyle, tırnağıyla tüm varlığını ortaya koyacağını defaatle gösterdiğini ifade eden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “15 Temmuz bunun en son, en büyük ve en çarpıcı örneğidir. Dün milletimizle birlikte tankların, topların, uçakların, helikopterlerin, namluların karşısında dimdik durmuştuk. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, bugün de milletimizle birlikte doların, kurun, enflasyonun, faizin karşısında aynı kararlılıkla duracağız. Dün siyasi özgürlüğümüzü, birbirimize kenetlenip çıplak ellerimizle darbecilerin silahlarına galebe çalarak korumuştuk. Bugün de ekonomik özgürlüğümüzü, yine birbirimize kenetlenip imkânlarımızı seferber ederek koruyacağız.”

Konuşmasının devamında millete ve iş dünyasına seslenen Erdoğan, “Ekonomik tetikçilere vereceğimiz en güzel cevap, işimize dört elle sarılmak olacaktır. Daha çok üreteceğiz, daha çok ihraç edeceğiz, depoları kilitlemenin anlamı yok. İhraç, ihraç, ihraç...'Üretimi askıya alalım.' Çok ciddi yanlış yaparsınız. Üretim, üretim, üretim... Yola devam. Daha çok istihdam oluşturacağız, daha çok ter dökeceğiz, daha çok emek vereceğiz. Dışarıdan dövizle aldığımız her ürünün daha iyisini, daha kalitelisini burada üretip, biz dışarıya satacağız. Amerika'nın elektronik ürünlerine biz boykot uygulayacağız. Onların Iphone'u varsa, öbür tarafta Samsung var. Kendi ülkemizde Venüs var, Vestel var. Biz bunları uygulayacağız. Ne yaptığımızı, ne yapacağımızı anlasınlar. Dolayısıyla biz, kendimize yeteceğiz. Olmayanı da üreteceğiz. Dışarıya para verip yaptırdığımız her işin daha güzelini yapıp biz dışarıya servis edeceğiz. Bu millet bunları yapmaya muktedirdir."

“ÜLKEMİZE YATIRIM YAPMAYI DÜŞÜNENLERİ DAHA ÇOK TEŞVİK EDECEĞİZ”

Erdoğan, ABD'nin, Türkiye insansız hava aracı istediğinde “Kongre izin vermiyor” dediğini hatırlatarak, “Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Şimdi bunları biz üretiyor muyuz, üretiyoruz. Sıkıntımız var mı, yok. Hem de istediğimiz kadar üretiyoruz. Ve şimdi ihraca başlıyoruz, mesele bu” şeklinde konuştu.

“Hammaddeden yarı mamule, yarı mamulden mamule, mamulden yüksek teknolojiye, yüksek teknolojiden tasarıma doğru işlerimizi geliştireceğiz. Fabrikalarımızı daha çok çalıştıracağız. Yatırımlarımıza ara vermeyeceğiz. Pazarlarımızı genişletmek için dünya kazan biz kepçe daha çok dolaşacağız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta içinde Batı'da, uluslararası camiada yapacakları birçok görüşmenin olacağını belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Beraat Albayrak’ın bazı ülkeleri dolaştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,  kendisinin de telefonla irtibatları kurduğunu, kurmaya devam edeceğini söyledi.

Erdoğan, “Sağ olsun Batı'dan dostlar aradı, onlarla görüşüyoruz, görüşmelerimizi devam ettireceğiz ve Türkiye'de bir araya gelmenin gayretleri içerisindeyiz, onlarla bir araya geleceğiz. Dayanışmamızı bu şekilde sürdüreceğiz” dedi.

“Ülkemize yatırım yapmayı düşünenleri daha çok teşvik edeceğiz” diyen Erdoğan, kaynakları içeriden dışarıya doğru değil, dışarıdan içeriye doğru akıtacaklarını belirterek, “Bunları başardığımızda, önümüze konan engellerin birer birer devrildiğini, kurulan tuzakların birer birer bozulduğunu, yazılan senaryoların birer birer yırtıldığını göreceğiz. Millet olarak bunu daha önce defalarca başardık. Çanakkale’de başardık. İstiklal Harbinde başardık. Menderes’le başardık. Özal’la başardık. AK Parti’yle 16 yıldır başarıyoruz. İnşallah bu defa da başaracağız. Hep söylediğim gibi, bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. İnanın bana gerisi çok kolay” şeklinde konuştu.

Erdoğan, “Bekle gör anlayışıyla üretimi durdurursak, ihtiyat diyerek ticareti aksatırsak, önümüzü görelim diyerek yatırımları ertelersek, hele hele paramızı eyvah tehlike var, dövize yönlendirirsek inanın asıl o zaman düşmana teslim olmuş duruma düşeriz. Sen Türk’sün, sen Türk Lirasıyla beraber yoluna yürüyeceksin. Vatan toprağından vazgeçmekle üretimden, yatırımdan, ticaretten, velhasıl ekonomiden vazgeçmek arasında bir fark yoktur. Her ikisinin de sonucu aynı kapıya çıkar. İnşallah buna meydan vermeyeceğiz. Milletimizle, iş dünyamızla, üreticilerimizle, ihracatçılarımızla, çalışanlarımızla birlikte gönül gönüle, el ele, omuz omuza verip bu meselenin üstesinden geleceğiz” ifadelerini kullandı.

“YARINKİ TÜRKİYE, BUGÜNDEN DAHA İLERİDE OLACAK”

Erdoğan sözlerinin devamında siyasi hayatlarının hiçbir döneminde küçük düşünmedikleri gibi bu hadise karşısında da asla küçük düşünmediklerini ifade ederek, “Bizim asıl hedefimiz, bu konjonktürel krizi aşmak değil 2023 hedeflerimize ulaşmaktır. Çünkü bu hedeflere ulaşamazsak daha çok krizle karşı karşıya geleceğimizi biliyoruz” diye konuştu.

Erdoğan, Malazgirt Savaşı'nın tarihi olan 26 Ağustos'un yaklaştığını anımsatarak, “26 Ağustos'ta yeniden Malazgirt'ten yola çıkacağız, unutmayın. Yeniden bir diriliş olacak inşallah” dedi.

Erdoğan son 16 yılda Türkiye’nin büyümesinden, gelişmesinden, zenginleşmesinden bu ülkede yaşayan 81 milyon vatandaşın istifade ettiği gibi Türkiye olarak bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mazlumlara, gariplere de el uzattıklarını hatırlattı. Gayrisafi millî hasılaya oranla insani yardımlarda dünyanın en zenginlerinin geride kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan sonra da bu böyle devam edecek. Biz her zaman garip-gurebanın yanında yer aldık. O gelişmeyen ülkelere ilk koşan hep biz olduk, yine biz olacağız. Bütün bunların hürmetine bu millet evvelallah batmayacak, dimdik ayakta durmaya devam edecek. Biz ülkemizi alan el iken veren el durumuna getirdik. Siyasi görüşü ne olursa olsun akıl ve vicdan sahibi herkes bugünkü Türkiye’nin AK Parti kurulduğu dönemdeki Türkiye’den çok ileride olduğunu kabul edecektir” şeklinde konuştu.

Konuşmasının devamında, “2023 hedeflerimizle sembolleştirdiğimiz yarınki Türkiye de inşallah bugünden daha ileride olacaktır” diyen Erdoğan, “Milletimizle birlikte devletimizin de zenginliği, gücü, imkânı artacak. Böyle bir Türkiye’yi hiç kimse döviz kuru oyunlarıyla, enflasyon ve faiz baskısıyla köşeye sıkıştırmayı düşünemeyecek. Üretimimizle, ihracatımızla, pazarlarımızla, markalarımızla dünyada hak ettiğimiz yeri aldığımızda cari açık, enflasyon, faiz diye bir sorunumuz olmayacak. Her alanda kendi ihtiyacımızı karşıladığımız gibi dünyaya yüksek teknolojiye, tasarıma, markaya dayalı ürünler satıyor olacağız” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde kimseye muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra Türkiye'ye dost olanlara da el uzatacak duruma gelineceğini söyledi.

“BİZİM MANKURTLARA İHTİYACIMIZ YOK”

Gelişmiş ülkelerin nüfusları hızla yaşlanırken Türkiye'nin genç, eğitimli, dinamik ve üretken nüfusuyla bölgenin ve dünyanın parlayan yıldızı haline geleceğini belirten Erdoğan, Türkiye geliştikçe, ekonomik olarak büyüdükçe gençlerin önünün daha da açılacağını kaydetti.

Erdoğan, bazılarının özellikle gençleri tahrik etmek için yurt dışı güzellemeleri yaptıklarına işaret ederek “Şundan emin olunuz, yurt dışında verdiği emeği ve ortaya koyduğu gayreti burada sergileyen herkes ülkemizde çok daha iyi bir hayat seviyesine kavuşacaktır. Kendi ülkesinde ortalama bir işte oldukça iyi bir standartta yaşamayı yurt dışında sefalet içinde hayatını sürdürmeye tercih eden varsa elbette kendi bileceği bir iştir. Ama bununla kalmayıp bir de ülkesini karalamayı tercih edenlere biz mankurt diyoruz. Bizim mankurtlara ihtiyacımız yok. Bize bu ülkenin kalbi iman dolu, kafası zehir gibi çalışan, kendilerine eğitimden spora, sağlıktan teknolojiye her türlü imkânı sağladığımız gençler yeter” dedi.

AK Parti davasının, işte bu gençliği yetiştirme davası olduğunu belirten Erdoğan, “Bunun için 2053 ve 2071 vizyonlarımızı gençlerimize emanet ettik. Önümüzdeki dönemde özellikle bu davamıza, bu hedeflerimize daha sıkı sahip çıkacağız. Türkiye’yi gençlerimizle birlikte hedeflerine ulaştıracağız” dedi.

Sempozyumdaki oturumların, partilerinin kuruluş yıl dönümünde ve büyük kongrelerinin arifesinde delegelere, partililere, gençlere ufuk açacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, azim ve gayretle yollarına devam edeceklerini dile getirdi.

Erdoğan, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” vurgusu yaparak, bu özelliklerle geleceğe yürüyeceklerini de kaydetti.

Programa, Başkan Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da katıldı. Sempozyum kapsamında, kuruluşundan bugüne AK Parti politikaları gün boyu sürecek 4 farklı oturumda ele alınacak.

Irak Başbakanı El-İbadi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde...

Irak Başbakanı El-İbadi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, çalışma ziyareti için Türkiye’ye gelen Irak Başbakanı Haydar El-İbadi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kabul etti.

Irak Başbakanı El-İbadi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesine gelişinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından resmî törenle karşılandı.

Resmî karşılamanın ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçen Irak Başbakanı El-İbadi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan baş başa ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi.

“Tüm terör örgütleriyle mücadelede Irak ile dayanışma içinde olmayı sürdüreceğiz”...

Başkan Erdoğan, Irak Başbakanı El-İbadi ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Başta DEAŞ olmak üzere, tüm terör örgütleriyle mücadelede Irak ile dayanışma içinde olmayı sürdüreceğiz. PKK terör örgütüyle mücadelede Irak tarafından beklentilerimizi aktardım. PKK’nın Irak’tan tamamen temizlenmesi istikametinde çabalarımızı artırma hususunda görüş birliğine vardık” dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, çalışma ziyareti için Türkiye’ye gelen Irak Başbakanı Haydar El-İbadi ile baş başa, heyetler arası görüşme ve çalışma yemeğinin ardından, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde ortak basın toplantısı düzenledi.

Açıklamasında, “Irak’ın toprak bütünlüğüne ülkemizin verdiği önem, siyasi bütünlüğüne ülkemizin verdiği önem, siyasi birliğine aynı şekilde verdiği önem, egemenliğine atfettiğimiz önemi bir kez daha burada teyit etmek isterim” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Mayıs’ta Irak’ta gerçekleşen seçimlerin ülke halkı ve tüm bölge için hayırlı olması temennisinde bulundu.

“TÜRKİYE HİÇBİR AYRIM YAPMADAN, TÜM IRAKLI KARDEŞLERİNİN YANINDADIR”

Seçim sonrası sürecin ülkedeki tüm kesimleri kucaklayan ve Irak halkının ihtiyaç ve beklentilerine cevap verebilecek bir hükûmet kurulmasıyla neticelenmesini temenni ettiklerini kaydeden Erdoğan, “Türkiye bu süreçte hiçbir ayrım yapmadan, tüm Iraklı kardeşlerinin yanındadır. İkili ilişkilerimizi daha da derinleştirmek, başta güvenlik ve ekonomi olmak üzere kritik alanlarda iş birliğimizi geliştirmek üzere kurulacak yeni hükümetle hazırız” şeklinde konuştu.

Erdoğan, temmuz ayında Irak’ta başlayan protesto gösterilerinin bazı çevrelerce suiistimal edildiğini söyleyerek, “Şiddet asla bir hak arama yöntemi değildir. Türkiye olarak şiddet olaylarını asla tasvip etmiyoruz. Bu noktada kaygılarımızı ve Irak’ın huzuruna verdiğimiz desteği tekrar kardeşim El-İbadi’ye özellikle ifade etmek isterim” dedi.

“IRAK’IN YENİDEN İMARI KONUSUNDA ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ”

Erdoğan açıklamasının devamında, Irak Hükûmeti’nin önce DEAŞ belasına, ardından da gayrimeşru referanduma karşı oldukça başarılı bir imtihan verdiğine dikkat çekerek, yeni dönemde Irak halkının acil ihtiyaç ve taleplerinin karşılanmasına yönelik adımların atılması önem arz ettiğini belirtti. Bu konuda Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını kaydeden Erdoğan, “Tarih boyunca ülkemiz, en zor zamanlarında din, dil, mezhep ayrımı gözetmeksizin Irak halkının yanında olmuştur. Irak’ın sıkıntısı bizim de sıkıntımızdır. Ülkenin yeniden imarı konusunda da üzerimize düşeni yapmaya hazırız, bu tavrımızı da aziz kardeşime ifade ettim” diye konuştu.

Erdoğan Irak Başbakanı El-İbadi’yle iki ülke arasındaki ikinci sınır kapısının önemine değindiklerini bildirerek, “Açılacak sınır kapısı hem Irak’ın, hem de ülkemizin faydasına olacaktır. İnşallah bu konuda gereken adımları atacağımıza inanıyorum” dedi.

“TERÖR ÖRGÜTLERİ ARASINDA AYRIM YAPMADIK, YAPMIYORUZ”

Ayrıca, gerek Musul, gerekse Basra’daki başkonsolosluklarını da yeniden faaliyete geçirme konusunu Irak Başbakanı El-İbadi ile görüştüklerini belirten Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Görüşmelerimizde ayrıca terörle mücadele konusunu da etraflıca ele alma fırsatı bulduk. Bu alanda tam iş birliği içinde olma konusunda mutabık kaldık. Türkiye olarak terör örgütleri arasında ayrım yapmadık, yapmıyoruz. DEAŞ’lı canilerle PKK’lı katiller arasında bizim nazarımızda bir fark yoktur. Her ikisi de kundaktaki bebekleri, sivilleri, yaşlıları katletmekten çekinmeyen vahşi yapılardır. Bu örgütleri ve uzantılarını bölgemizden kazımakta kararlıyız. Başta DEAŞ olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelede Irak ile dayanışma içinde olmayı sürdüreceğiz.”

Erdoğan, PKK terör örgütüyle mücadelede Irak tarafından beklentilerini aktardıklarını, PKK’nın Irak’tan tamamen temizlenmesi istikametinde çabaları artırma hususunda görüş birliğine vardıklarını da sözlerine ekledi.

Erdoğan açıklamasının devamında Irak Türkmenleri ile ilgili olarak da şunları kaydetti: “Türkmen kardeşlerimizin meselelerini de kendilerine ifade ettim. Türkmenlerin özellikle Kerkük’te maruz kaldıkları saldırılara değinerek, kardeşlerimizin güvenliğinin sağlanmasının önemini burada da ifade ediyorum. Kerkük’te vilayetin yapısına uygun bir yönetim ve güvenlik mimarisi tesis edilmesinin Kerkük’te barışa katkı sağlayacağına inanıyorum.”

“TÜRKİYE İLE IRAK’IN KADERLERİ AYNIDIR”

Erdoğan, ikili ekonomik ilişkilerin de görüşmelerde öne çıkan bir diğer konu başlığı olduğunu ifade ederek, “Şu anda 2017 itibariyle aramızda yaklaşık 11 milyar dolarlık bir ticaret hacmi söz konusu. Tabii biz bunu Türkiye-Irak arasında yeterli bulmuyoruz. Bunu daha da artırmak suretiyle Türkiye ve Irak’ın kendine yakışan bir ticaret hacmine sahip olması beklentimizdir” değerlendirmelerini yaptı.

Açıklamasında, “Türkiye ile Irak’ın kaderleri aynıdır. Irak’ın güvenlik, refah ve istikrarı, Türkiye’nin güvenlik, refah ve istikrarıdır” ifadelerine yer veren Erdoğan, bu anlayışla dost ve kardeş ülke Irak ile ilişkilerin daha da güçlendirilmesi için temasların her konuda, her düzeyde sürdürüleceğini belirtti.

Erdoğan, Türkiye ile Irak arasındaki en önemli sorunlardan bir tanesinin, Irak’taki su ve enerji sorunu olduğuna dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Bu konuda görüşmelerimizi detaylandırdık ve ilgili bakanlarımızı bu noktada görevlendirdik. Şu anda da yine yukarıda arkadaşlarımız görüşmelerini yapıyorlar. Ve daha sonra da bölgeye gitmek suretiyle bölgede ne gibi adımlar enerjide atılması gerekiyor, suda ne gibi adımlar atılması gerekiyor, bunları zaten suda atılması gereken adımlar noktasında nedir biliyoruz, ama enerjiyle ilgili ne gibi adımlar atarız, bunları da aramızda konuşma fırsatımız oldu. Şu anda da bakan arkadaşlarımız yine ikili olarak birbirleriyle bu konuyu görüşüyorlar.”

BAŞKAN ERDOĞAN, İTALYA HALKINA BAŞ SAĞLIĞI DİLEDİ

Erdoğan konuşmasının sonunda İtalya’nın Cenova şehrinde bir köprünün çökmesi sonucu 11 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla ölenlere rahmet ve tüm İtalya halkına baş sağlığı temennisinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EL-İBADİ: “SALDIRILARIN ÖNLENMESİ KONUSUNDA TÜRKİYE İLE BİRLİKTEYİZ”

Erdoğan’dan sonra söz alan Irak Başbakanı Haydar El-İbadi de görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi ve pekiştirilmesi amacıyla güvenlik, tarım, enerji ve yatırımların yanı sıra kültürel, sanayi ve ticaret konularının ele alındığını kaydetti. Güvenlik meselesinde ve sınırın güvenliği konusunda hemfikir olduklarını belirten Başbakan El-İbadi, “Hiçbir zaman Irak topraklarının Türkiye’ye karşı veya herhangi bir komşumuza karşı bir mekân olmasını istemeyiz. Hiçbir örgütün burada yuvalanmasını istemeyiz ve buna karşıyız. Özellikle Irak’ın kuzeyinden biz bunun karşısındayız. Sınırın güvenliği konusunda, sınırların korunması ve Türkiye’ye saldırıların önlenmesi konusunda Türkiye ile birlikteyiz” dedi.

Türk şirketlerine Irak’ta yatırım yapma çağrısında bulunan Irak Başbakanı El-İbadi, “Bütün Irak illerinde, tekrar Basra’da ve Musul’da Türkiye başkonsoloslukları açılacaktır ve yatırımların, kültürel, siyasi ve sosyal alandaki ilişkilerin daha da gelişmesi için bir vesile olacaktır” şeklinde konuştu.

Kaynak: (Malatya Olay) - Malatya Olay Editör: Ali Aladağ
Etiketler: Ekonomik, özgürlüğümüzü,, birbirimize, kenetlenip, imkânlarımızı, seferber, ederek, koruyacağız,
Yorumlar
Haber Yazılımı